Ahmet Diker; Karşıyakalıların Buluşma Noktası Kafe Bizler!

Kahveci Adnan… Adnen Selçık… Karşıyaka çarşısının gülen yüzü, neşe kaynağı… 14 Mart 1963’te Karşıyaka’da doğdu… Saf kan diyebileceğimiz Karşıyakalılardan…Babası Metin Bey… Annesi Necmiye Hanım…

Babası Metin Bey’in 2016 yılındaki vefatıyla çok büyük üzüntü yaşadı, Kahveci Adnan…Çok haylazdı, deli doluydu, ele avuca sığmazdı, çocukluğunu Karşıyaka sokaklarını arşınlayarak, Kaf Sin Kaf’ın maçlarını izleyerek geçirdi…

İş hayatına kahveci çırağı olarak atıldı Kahveci Adnan…

1990’nın ilk baharında Karşıyaka Çarşısı’nın 1721 numaralı sokağında kendisine ait bir esnaf kahvesinin sahibi oldu…Heyecanla ve umutla kurduğu kahvesinin ismini “Cafe Bizler” koydu…

Kısa bir süre sonra, bir müteahhidin emrini yerine getiren dozer Cafe Bizler’i yok etti. Umutları yıkıldı, kararmış hayalleri Kahveci Adnan’ın gerçeğiydi artık… Kırgındı, küskündü, o dozerin yıktığı hayallerine yenik düşmemeliydi, O ‘da öyle yaptı. Şöyle bir ayağa kalktı, sileklendi tabiri caizse kendine geldi…

Umutsuzluğa sarılma zamanı değil, umudun peşinde koşma zamanı diyerek arayışlarına başladı… Ve üç yıl sonra 1993’ün bir ilkbahar gününde, 1725 sokakta, günümüzün Ulvi Başman sokağında “Cafe Bizler’i” tekrar açtı…

Ancak bu kez “Cafe Bizler” Karşıyaka’da bir ilke imza attı, kadınları ve erkekleri bir araya getirdi, birlikte oyun oynattı, keyifli dakikalar geçirtmeye başladı.

Cafe Bizlerin müdavimleri Kaf Sin Kaf’ın maçlarını iple çeker hale geldi, maç günü formasını sırtına geçiren, bayrağını eline alan, atkısını boynunu dolayan taraftarlar ilk önce kahvenin yolunu tutar, oradan doğruca stada giderdi.

Günümüzde hararetli sohbetlerin yapıldığı, Kaf Sin Kaflıların kalbinin attığı kahvenin duvarlarında Karşıyaka’nın iz bırakan simge isimlerinin ve aramızdan ayrılanların fotoğrafları sergileniyor… Tarihe tanıklık eden fotoğraflara bakarak çayını ve kahvesini yudumlayan konuklar geçmişten günümüze hüzünlü bir yolculuk yapıyor…

Onca fotoğrafın arasında, Hüseyin Hamamcı önderliğinde 1995’te son kez süper lige çıkan Kaf Sin Kaf’ın şampiyon takımının fotosu kahvenin baş köşesinde asılı.

Kahveci Adnan kardeşimin tavşan kanı kıvamındaki çayından içmek ve yazıyı tamamlamak için kahveye gidiyorum… Kahveye adım attığımda Adnan kardeşimi masasına oturmuş bazı defterleri karıştırırken gördüm… Hemen “Abim, masanın üzerinde 30’a yakın defter var bunlar nedir” diye sordum.

Kahveci Adnan, gülümseyerek kendine has üslubuyla “Ağabey boş ver onların ne olduğu bende kalsın” demez mi?

Merakım iyice arttı, peşini bırakır mıyım, ısrarlarım üzerine başladı anlatmaya: “Ağabey; bu mekan Karşıyakalıların uğrak yeri, müşterilerimizin hepsi arkadaşımız, kardeşimiz, yabancı kimse gelmez buraya, bu defterler ise içtiklerinin hesabını sonra vereceğim deyip yazdıran ama borcunu ödemeyi unutanların isminin yazılı bulunduğu veresiye defteri, yılların anıları var bu defterlerde kıyamıyorum atmaya, gözüm gibi bakıyorum onlara…

Geçmişin güzel günlerini çok özlüyoruz ağabey, üzülerek söylüyorum Karşıyaka’mız göçler sayesine resmen kimlik değiştirdi,  Karşıyakalılık kimliği örselendi, eskiden çarşıda selam vermekten yürüyemezdik… Şimdi ise selam verecek insan bulamıyoruz…

Ben elimden geldiğince geleneklerimizi yaşatmaya devam ediyorum… Bu mekandan kimler geldi kimler geçti, hepsini saygılarımı sunuyorum, ama Kaf Sin Kaf’ımızın büyük kaptanı Erol Baş ve Özcan Öngen, Namı-Değer Moto Özcan’ı özlemle anıyorum onlarla yaşadıklarımızı ve paylaştıklarımızı asla unutmam, unutmam da mümkün değil mekanları cennet olsun.”

Cafe Bizler, pandemi belası nedeniyle, bir süredir dostlarından uzak kaldı…  Karşıyaka’nın geçmişindeki saklı anılarına yolculuk yaparak, çarşının havasını teneffüs etmek isteyen dostlarımız, geçerken olsa bile Cafe Bizler’e uğramayı , tavşan kanı kıvamındaki bir bardak çayı yudumlamayı ihmal etmeyin…