Cenk Karslı; “Bölgesel İstanbul Ligi!”

Baştan hemen söyleyeyim, bu yazının İstanbul takımlarının başarısını gölgelemek ya da hak ederek bu lige çıkmış, bu ligde kalmayı başarmış takımları eleştirmek ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Benim bakış açıma göre eleştiri noktasında  hiçbir zaman kişiler, kurumlar yoktur her zaman sistem ve sistemi kuranlar, karar vericiler vardır. Önümüzdeki sezon süper lig 19 takımla oynanacak ve bu 19 takımın sekizi İstanbul takımı. Çok üst seviye liglerde ve organizasyonlarda bunu eleştiremeyiz ancak euroleague gibi büyük organizasyonlar bile aynı ülkeden sınırlı sayıda takımın katılımına izin veriyor. Bunun ne gibi bir zararı olabilir; sponsorları, taraftarı, ilgiyi lokal bir alana sıkıştırmak ülkenin geri kalanını dolaylı olarak sistemin dışında bırakmak anlamına gelebilir ayrıca herhangi bir Anadolu takımı 18 deplasman maçı yapacakken İstanbul takımları 11 deplasman maçı yapacak. Bu durum sponsor ve kalıcı gelirler bulmakta zorlanan Anadolu takımları için maddi ve sportif açıdan bir dezavantaj oluşturacaktır. En başta da söylediğim gibi bir takım üst lige çıkmayı hak ettiyse çıksın ancak üst lige çıkması için gerekli şartları sağlarsanız, sponsor bulmasına yardım ederseniz, sahada galip gelmesi için destekleyip sonra da bunu adil bir mücadelenin sonucu gibi bize pazarlamaya çalışırsanız, buna itiraz ederiz.

Gelelim BAL statüsüne, İzmirspor örneğinde olduğu gibi 9 takımlı ligi emek verip, para harcayarak üçüncü bitiren takım statü gereği süper amatör lige düştü. Bunun ne spor ahlakı ile, ne mücadele ruhu ile ne de üst liglerde yaptığınız işlerle uzaktan yakından alakası yok. Sponsor bulmanın, maddi kaynak yaratmanın git gide zorlaştığı, çoğu profesyonel kulübün kapanma noktasına geldiği şu dönemde bu statü ile BAL’a  yatırım yapacak insan bulmak da imkansızlaşacaktır.

Sporu ülke genelinde bir kültür haline getirmenin sosyolojik sonuçları vardır, devlet bunu göz önünde bulundurarak önlemler alır ancak profesyonel hayatta başarılı olmuş, şampiyon olmuş, ligde kalmış takımlara niye buradasın diye sorma hakkınız yoktur,  kendi liginde üçüncü olmuş takımı ligden düşürmeye hakkınızın olmadığı gibi…

Karar verici merciler kuralları sadece gücü yettiği kulüplere değil her kulübe eşit şekilde uygulayabilmelidir. Ya rekabet terazisine müdahale etmeyecek ve BAL statüsünü değiştireceksiniz ya da gücünüz yetiyorsa aynı hassasiyeti süper denen ligde de göstereceksiniz.