Cenk Karslı; Deplasman Kültürü!

Deplasmana gitmek sadece gidilen yol ve izlenen maçtan mı ibaret? Deplasmana gitmek sadece maç skoruna göre üzülüp sevinmekten mi ibaret? Tabi ki bu kadar basit değil. Siz bakmayın insanların deplasmana giden emekçileri küçümser sözlerine, bakmayın hor görmelerine. Onlara göre zaten futbol da 22 adamın bir top peşinde koşması…

Deplasmana gidip gelmenin çok detaylı sosyolojik boyutları vardır. Evli olanların eşinden, çalışanların işinden, öğrencilerin velisinden izin alması için bazen iyi bir tiyatrocu bazen iyi bir senarist olması gerekir. Öncesiyle sonrasıyla özenli bir çalışma gerektirir. Mevsime göre hangi yoldan gidilir, hangi ulaşım şekli daha ekonomiktir, yemesiyle içmesiyle tam bir planlama uzmanlığıdır.

Deplasman en çok da normalde bunu hayatı boyunca belki de hiç yapmayacak insanların “kültür turuna” çıkmasıdır, farklı lezzetlerin tadına bakma fırsatıdır. Belki de Van maçına gitmeseydik Van Gölünün 120 km uzunluğunda olduğunu ve içinde 4 ada barındırdığını bilmeyecektik, Adana deplasmanına gidip “Kazancılar Çarşısında” ciğer-kebap yemeseydik İzmir’de yediklerimize güzel demeye devam edecektik, Kırşehir maçına gitmeseydik “Bozkırın Tezenesi Büyük Usta Neşet Ertaş’ın” mezarını göremeyecektik, bir Ankara deplasmanı olmasaydı belki de Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı “Anıtkabir’i” ziyaret edemeyecektik. Bizi zorla götürmek isteseler “ne gerek var’” diyeceğimiz yerlere maç bahanesiyle gittik. Hem takımımızın yanında olma gururunu yaşadık hem yeni insanlar, yeni hayatlar gördük. Bu bahaneyle geçtiğimiz yollarda, tarlalarda, dinlenme tesislerinde iyi-kötü, saf-kurnaz binlerce insan ile etkileşime geçtik. Bazen bunları tecrübe hanesine yazdık bazen de “ne meşakkatli hayatlar varmış be” deyip kendi halimize şükrettik.

Hayat bizi İstanbul’a, Antalya’ya, Ankara’ya bir şekilde götürebilirdi ama Mardin’i, Urfa’yı görme şansımız biraz daha düşük olurdu. Vatanımızın gözden uzak yerlerinin gönülden uzak olmayışının sebebi belki de bu deplasman kültürüdür. Deplasman bazen bir otobüs camından dışarı baktığında Asya’dan Avrupa’ya geçen bir köprüden denizi izlemek, bazen de 1900 yıllık Zeus Tapınağı önünde poz vermektir. Deplasman, Karadeniz’de yeşilin tonları arasında dik yamaca yapılmış evleri görünce bölge insanının inatçı karakterini görmektir. Deplasman, sınırlı bütçeyle yola çıkanların soğuk dinlenme tesislerinde bol ekmekle desteklenmiş bir tas sıcak çorbayı paylaşmasıdır.

Tüm branşlarda deplasmana gitmek bir haktır ve her ne sebeple olursa olsun engellenemez. Suçu olan tespit edilir ve cezalandırılır. Kötü örnekleri gösterip gerçek sporseverleri mağdur etmek kabul edilemez.