Cenk Karslı; “Gode Cengiz!”

Her camianın, semtin, kulübün, okulun simge olmuş insanları vardır. Çocuklar, gençler bu simge olmuş insanları belki hiç görmemiştir ancak süregelen öyle güzel bir kültür vardır ki çocuklar bu insanları, tanışmış gibi bilirler ve saygı duyarlar. Bu bilgi aktarımı nesiller boyu devam ettiği için simge olmuş insanlar sadece fiziksel olarak aramızdan ayrılmış olurlar. Onların ruhu sokaklara, okullara, statlara, salonlara öyle bir siner ki nereye başınızı çevirseniz onların silueti ile karşılaşırsınız.

Gode Cengiz de Karşıyaka’mızın, kültürümüzün, Kaf Sin Kaf’ımızın en unutulmaz isimlerinden biri. Nereden başlayayım, nasıl anlatayım? Gode Cengiz’i anlatmaya uygun tabirleri bulmak çok zor. Gode Cengiz; Karşıyaka’da sadece  bir park ismi ya da belediyenin ismini verdiği bir spor tesisi değil ki… 1944 yılında başlayıp 1985‘de biten 41 yıllık kısa ömrüne neler sığdırmış neler? Büyük Kaptan bu kısa ömründe ne yaptı da ülkenin en büyük camialarından, en önemli ilçelerinden birinde sembol olmayı başardı?  Bu büyüklük sahada yüreğini koyarak mücadele etmekle, sportif bir başarı ile anlatılabilecek kadar basit bir büyüklük değil. Düşünsenize, sokağa çıktığınızda  selam vermek için can attığınız bir adam, yanlış bir davranış yaptığınızdan haberi olduğunda kesinlikle karşılaşmak istemediğiniz bir adam, bir ihtiyacınız olduğunda derdinizi anlatabileceğiniz bir adam.

Çok değerli Başkanlar, futbolcular, yöneticiler, teknik direktörler gelip geçti bu dünyadan çok sevilenler oldu ancak hiç biri Gode Cengiz kadar, Erol Baş kadar  unutulmaz ve saygı duyulan insanlar olamadı. Bu semtin en güzel en merkezi noktasında bu iki büyük insanın heykelleri var ancak vefa anlamında semt kültürünün gelişmesi ve devam edebilmesi anlamında bu heykellerin, Gode Cengiz ruhunun da anlatılması ile taçlandırılması gerekir.  Gode Cengiz ruhunu, Gode Cengiz karakterini sadece spor kulübü içine sığdıramazsınız. Cenazesi çok uzun mesafe boyunca omuzlardan inmeyen bir semt abisi olmak öyle kolay anlatılabilecek bir büyüklük değil.

Gode Cengiz ile tanışmış her Karşıyakalı onunla 5 dakika bile olsa tekrar sohbet edebilmeyi, tanışamamış olanlar ise mutlaka bir kez olsun yakından görebilmeyi isterdi. Bugün bu istekler imkansız, Gode Cengiz’i geri getirmek mümkün değil ancak O’nun ruhuyla yeni nesiller yetiştirmek mümkün. Sahadaki oyuncu, tribündeki taraftar, okuldaki çocuk, sokaktaki insan bu kültürden güç almaya devam edecek

YİNE GELECEK O GÜZEL GÜNLER…