Cenk Karslı; “Helvayı Kim Yapacak!”

Yeni teknik adamlar geldi, yeni futbolcular transfer edildi, yeni yönetimler oluştu, kombineler satıldı, yeni sezon formaları tanıtıldı şimdi sıra geldi helvayı yapmaya. Herkesin evinde yağ, un, şeker var ama herkes aynı güzellikte helva yapabiliyor mu? Helvayı yapmak ustalık ister, tecrübe ister. Şirketler ve  Kulüpler için de aynısı geçerli. En üst liglerde oynayan, milyonlarca taraftarı olan, medyayı arkasına alan, sponsorluk ve yayın geliri pastasından en büyük alan, kendi stadı olan kulüplerin ellerindeki bunca imkana rağmen helva yapmayı beceremiyor. 13 senedir şampiyonlar ligi, 9 senedir Türkiye kupası, 8 senedir Lig şampiyonluğu görmemiş olan kulübün parayla derdi olmayan başkanı takımın en değerli oyuncusunu satıyor ve şu ana kadar görünen o ki yerini dolduramıyor. Diğer taraftan senin 10 bin lira maaş hak ettiğini düşündüğün oyuncuya 4,5 milyon Euro bonservis ve yıllık 600 bin Euro verip elinden alıyorlar. Altyapıdan yetiştirdiğin oyuncudan hem performans katkısı alamadın hem de komik paraya elinden kaçırdın.

Kulüp yönetimlerinde hep kurumsallaşma, şirketleşme gibi süslü laflar duyarsınız ama bunlar genellikle kağıt üstünde kalır. Önce zihniyetlerin kurumsallaşması lazım, sonra evraklar üzerinde kurumsal olursunuz. Bir kulüpte kimin A takıma çıkacağına, profesyonel olmadan önce sene içinde A takım antrenmanına ne sıklıkta katılacağına, profesyonel yapma koşullarına, serbest kalma bedellerine, yenecek yemeğe, kalınacak otele, uçak saatine, kullanılacak sportif malzemenin marka ve kalitesine karar verebilecek kaliteli, tecrübeli helva ustalarına ihtiyaç vardır. Sistemi kurmuş kulüplerde işler iyi giderken, işler kötü giderken, önemli maç öncesi, ağır mağlubiyet sonrası futbolcuyu, camiayı ve sosyal medyayı yönetebilecek görevliler önceden belirlenmiştir. Tesiste arızalı bir su-elektrik tesisatı için aranacak firma bellidir, bunlara yapılacak ödeme şekli ve vadesi bellidir.

En üst düzeyde bile kulüplerimiz kötü değil çok kötü yönetiliyor, geleceği düşünerek dikkatli adımlar atmak yerine göz boyayarak günü kurtarmak tercih ediliyor ve camialar bu yanlışlardan hiç ders almıyor. Bir kulüp ya sportif açıdan başarılıdır ya ekonomik anlamda doğru işler yapıyordur ya da öz kaynaklarından oyuncu yetiştirip oynatarak-satarak kendi yağında kavruluyordur.  Bizim kulüplerimiz hangisini becerebiliyor ?

Un var, yağ var, şeker var ama helva yapacak adam yok.