Ünal Tümin; “Yeni Yılla Gelen Zam Kasırgası!”

Sevgili okurlarım, ne büyük bir tesadüftür ki, 2021’ i ülkemiz açısından çekilen tüm doğal ekonomik çile ve olumsuzluklar yılı olarak uğurlarken son köşe yazımı o gün sizlerle paylaşmıştım. Hatta “kirli siyaset” yüzünden de o günkü yazımın başlığını “Siyaseti bırak, futbola bak!” diye atmıştım… Hoş! Futbolumuzun da öyle pek iç açıcı yönü yoktu! Dolayısı ile Türk futbolunun önemli  kuruluşlarından TÜFAD ve TÜRFAD’ ın değerli İzmir şube Başkanları sevgili dostlarım Dr. Şaban Acarbay ve Bahri Vreskala ile 2021-2022 sezonunun nabzını tutmuştuk. İki dostum da gerek Süper lig, gerekse İzmir takımları Altay ve Göztepe’mizin dünü için pek “mutlu” şeyler söylememekle beraber yarınları için “umutlu olduklarını” ifade etmişlerdi.

Evet, yine ne büyük bir tesadüftür ki, 2022 ‘in ilk haftasının 7. günü  bugün sizlerle beraberim. Ama “siyasi kirlilikten”, Meclis’teki gürültülü- patırtılı tartışmalarından arınamadığımız gibi, iktidarın ekonomik vaatlerinin halkımızı pek memnun etmediği de ortada! Zaten bunu 7 gündür yazılı ve sözlü Basınımızdan takip ediyorsunuz! İşçiye, memura, emekliye “zam” dediklerini enflasyona ezdirip “Yılın son ayıbını” yaptıkları manşetlerden hiç düşmedi değil mi!

* **

Değerli okurlarım, beni yıllardır “İzmir aşığı” gazeteci- yazar olarak tanıdınız. Bu şehre nasıl “aşık” olmayım? Ünlü tarihçi Heredot’ un, “en yüce gök kubbenin altında ve dünyanın en güzel ikliminde” kurulduğunu belirttiği İzmir, 5000 yıla uzanan  tarihinin her döneminde önemli bir yerleşim yeri olmuştur. İzmir‘in Türkiye’nin çağdaşlaşmasında  ve aydınlanmasında çok önemli yeri vardır ve gerçek anlamıyla ülkemizin Batı’ya açılan kapısıdır. Bu bakından İzmir Kurtuluş Savaşımızın başlangıç ve nihai  zafer noktasıdır.

Evet, ülkemizde bu siyasi tartışmalar sürerken bende İzmir’in 30 ilçesinden bazılarına giderek, bazılarındaki dostlarım ve meslektaşlarımla görüştüm. Örneğin, Urla Yarımadası’nda Çeşme, Mordoğan, Karaburun, Bakırçay Havzasında Bergama, Kınık, Soma, Dikili, Aliağa’da vatandaşlarla görüştüm.

Vatandaşa enflasyon altında ve de yeni gelen katmerli- kademeli elektrik, akaryakıt, doğalgaz ve diğer zamları sorduğumda bazıları “nasıl? diye de sormayın! Açtırmayın ağzımı, söyletmeyin kötüyü!” diye gazete manşetlerini okudu. Bazıları da yeni yıl ve zamlar için “Olacak çocuk… belli olur” dedikten sonra Atasözünün gerisini siz tamamlayın!” demekle yetindi!

* * *

Dağlarından yağ, ovalarından bal akan Ege’nin Kuzey aksında Bergama’ da Gazete Bakırçay’ ın sahibi sevgili kardeşim Rıdvan Karapehlivan ile görüştüm. Bölgede toprağın altındaki ve üstündeki zenginlikleri ya kından takip eden Rıdvan’a, Bergama ve çevresinde yılbaşına nasıl girildiğini sordum. İşte onun anlattıkları: “Bakırçay Bölgesi’nin 3 ana ilçesi olan Bergama, Dikili, Kınık çekirdek ilçeleri de diyebiliriz yeni yıla tüm yılbaşı sendromuna rağmen umutla girmek istiyor. Bunu sağlayacak olan da Bergama’da Aşağı Kırıklar koyu ya da Ovası’da denilen bölgede yapılması planlanan BASBAS yani Batı Anadolu Serbest Bölgesi’ dir. Bu bölgenin kurulması ile ilgili ilk adım 2017’ de atılmıştı. Dönemin Bakanı Zeybekçi ile ESBAŞ yani Serbest Bölge’yi kuracak firma ile onaylar verilmiş, imzalar atılmıştı.  İzni Resmi Gazete’ de yayınlanınca çalışmalarda hızlandı. Buraya yaklaşık 400 fabrika kurulacak. Orta vadede 20 bin istihdam planlanıyor. Ocak – Şubat aylarında sınırlarına dikili tel çekecek olan firma, Nisan ve Mayıs’ta yer taleplerini kabul edecek, 2023’te de ilk kazma vurulacak. Aslında BASBAS’ ı tetikleyecek olan yapım 18 Mart’ta  açılacak Çanakkale Köprüsü BASBAS’ ın  Avrupa’ya açılacak kapısı niteliğini taşıyacak.”

Tabii ki, bizlerde bunun takipçisi olacağız…

9 Eylül Gazetesi