Ahmet Diker; “Ayla Algan’ın Karşıyaka Sevgisi!”

Bir fotoğraf…

Bu coğrafyanın yetiştirdiği en yiğit, en mert kadınlarımızdan olan Ayla Algan’ın bana gönderdiği bir fotoğraf…

Elinde ise yazarı olduğum, “Atatürk Karşıyaka’da” adını verdiğim, zaman zaman gözlerimden yaşlar süzülerek kaleme aldığım kitabın kahramanı, hepimizin kahramanı olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve ömrümün tümünü geçirdiğim Karşıyaka’m…

Ama yine de bir fotoğraf değil mi, sizce?..

Daha da dikkatli bakarsanız, mavisi Atamın mavisini andıran gözlerini görürsünüz Ayla Algan’ın. Başka desem yeni yıla hazırlanan yeni sevinçleri umutları, daha da desem…

Öyleyse ben anlatayım bu fotoğrafta neler gördüğümü… Nasıl bir zaman tüneline girdiğimi ve ne anıların hiç eskimeden gözümün önünde belirdiğini…

Kalem, durmadı yine, başladı Ayla Algan’lı günlerimin güzelliklerini sizlerle paylaşmaya:

“İnsanın yaşamında hafızasına kazınmış, silinmesi hiçbir zaman mümkün olmayan dönemleri vardır. 1970’li yıllar benim için çocukluğa veda gençliğe merhaba yıllarıydı…

Gerçekten yaşantımın en unutulmaz, en heyecan verici dönemleriydi o dönemler.

Latife Hanım Köşkü’nün tam karşısında, ailemize ait o dönemin en önemli doktorlarından “Baha Kitapçı’nın” adının verildiği apartmanın beşinci katında oturuyorduk. Latife Hanım Köşk’ü ise o dönem Karşıyaka Halkevi binası olarak kullanılıyordu. Aydınlanmanın kalesi, bizlerin eğitim yuvasıydı. Direnişin, özgürlüğün, devrimin ilk derslerini orada almış, kardeşliği, dostluğu, arkadaşlığı, bir lokma ekmeği bölüşmeyi, sıcacık tarhanaya kaşık sallamayı orada öğrenmiştik. Halk Oyunları ve tiyatro çalışmalarının olduğu günleri iple çeker hale gelmiştik.

1973’ün Nisan’ında Günay Akarsu hocamızın ve İzmir Devlet Tiyatrosu oyuncularından Mehmet Çerezcioğlu eğitmenliğinde başlayan tiyatro kurslarının tadına doyum olmuyordu.

Kurs başarıyla tamamlanmış, Günay Hoca’nın yazdığı ve 19 Mayıs 1974’te sergilenmesi planlanan ”Açan Açana” adlı oyunun provaları başlamıştı.

Günay Hoca bir gün çalışmamıza çok değerli bir misafirimizin geleceğini ve dersi onun vereceğini açıkladı, ama ismi konusunda bir türlü ser verip sır vermiyordu.

Kurs günü gelip çatmıştı, eğitmenlerimizde bir telaş, bir telaş görülmeye değerdi. Köşkün kapısında impala marka bir araba durdu. Hepimiz arabaya koşuşturduk. Misafirimizin kim olduğunu merak ediyorduk. O dönemki Karşıyaka Halkevi Başkanı Sancar Ağabey (Maruflu) bir solukta arabanın yanına gitti ve arabanın kapısını açtı, içerisinden güzeller güzeli bir kadın indi. Sinema, tiyatro ve ses sanatçısı Ayla Algan karşımızdaydı. Keyifli geçen bir sohbetten sonra Ayla Hoca talebelerine ders vermeye başladı ve üç gün boyunca kahrımızı çekti, tiyatro eğitiminin yanı sıra bizlere hayata dair birçok konuda öğütlerde bulundu…

1974 yılının 19 Mayıs’ında Karşıyaka Çarşısı içerisinde bulunan nikâh dairesinin salonunda “Açan Açana” oyunu başarıyla sahnelendi. Oyundan önce Günay Akarsu’nun davetini kırmayarak Karşıyaka’ya gelen Ayla Algan konuklara unutamayacakları bir konser verdi.

Çok güzel günler yaşadık, Karşıyaka’nın eğitim yuvası Halkevi’nde.

Her yeri tarih, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Zübeyde Anne ve Latife Hanım kokan, her sabah gözümü açtığımda ilk gördüğüm, her gece gözümü kapamadan önce selamlaştığım bu köşkte Devlet Sanatçımız, yüz akımız Ayla Algan’ın öğütleri aradan yıllar geçse bile yüreğimin bir köşesindeki yerini korumaya devam ediyor…”

Ve şimdi bu büyük sanatçı, çakmasında değil hakikisinden Devlet Sanatçısı kitabımla birlikte çektirdiği fotoğraflarını göndererek, gerçekte Karşıyaka ve Atatürk sevgisini bir kez daha bizlere gösteriyor. Bu onurlandırma için teşekkürler Ayla Algan ustam, Karşıyaka da, Karşıyakalılarda sizi çok ama çok seviyor…