Doğan Prepol; “Bosna Hersek’te Neler Oluyor!”     

Bosna Hersek’te yaşayan Bosnalı Sırpların büyük çoğunluğu neyin peşinde, amaçları ve düşünce yapıları nedir? Bu soruların cevapları için geçmişe göz atmak gerekir diye düşünüyorum.

Şunu da söylemek isterim; psikologlar bazı hastaların çocukluklarına indiklerini söylüyorlar, evet Irkçı-faşist Bosnalı Sırpların da çocukluklarına inilmeli diye düşünüyorum. Geçmişte Faşist Alman Naziler ve kukla devleti Hırvat  Milli Devleti (NHD) Sırplara büyük kötülükler yapmışlardı. O zaman faşistlere karşı direnemeyen Sırplar şimdi kendilerine yapılanların benzerini komşularına yapıyor. Irkçı-faşist Büyük Sırbistan planı uğruna masum insanları katletme peşinde koşuyorlar.

Bosna Hersek tarihi, tarih öncesi zamanlardan günümüze uzanan derin bir geçmişi kapsar. Adriyatik Denizi kıyısındaki diğer devletler gibi Bosna’da tarih sahnesindeki yerini Roma İmparatorluğu içerisinde özel bir vilayet olarak almıştı (İliricum veya İlirik). Romalılar öncesi Bosna ve çevresine hakimiyet kurmuşlardı. Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden (MS 476) sonra Bosna’nın yönetimi 12’nci asırda Ban Kulin ile tam bağımsızlığını elde edene kadar farklı yönetimler gelip geçmiştir. Tam bağımsızlığını 1463 yılına kadar koruyan Bosna Krallığı bu süre içinde devamlı olarak Katolik Macar Krallığı ve Ortodoks Sırplar despotluğuna karşı topraklarını savunmak zorunda kalmıştır.

Ortaçağ’dan 20. yüzyıla geldiğimizde, özellikle Birinci Dünya Savaşı’nı başlatan olay, Saraybosna’yı ziyaret eden Avusturya-Macaristan veliahdı Ferdinand’ın bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi ve bu suikastın altında yatan gerçeğin büyük Sırbistan’ı kurma projesinin olması, gerçekte bugünkü problemleri anlamamıza kolaylaştırıyor.

Bu suikastın ardından Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, suikasttan sorumlu tuttuğu Sırbistan’a 28 Temmuz 1914’te savaş açtı. Kısa süre içerisinde bu savaşa diğer Avrupalı devletler de katıldı. Böylece I. Dünya Savaşı başlamış oldu. Bu savaşı çıkartan faşist ırkçı bir Sırp olduğu yine tarihin tozlu sayfalarında ki yerini almış oldu.

İkinci Dünya Savaşı’nda da durum aynı idi. 

Faşist Nazi Almanya’sının Yugoslavya Krallığı’na saldırması bir geçeği anlatıyor. Her iki faşist devlet, kendi büyük devletlerini kurmak istemeleri onları karşı karşıya getirmişti. Tarihin tozlu sayfalarına bakarsanız Sırplar Faşistlerden çok çekmiştir. On binlerce Sırp faşistler tarafından öldürülmüştür. Buna rağmen Sırplar neden bu kadar ırkçı ve faşist politikalar peşinde koşuyor, gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum.

Faşist Adolf Hitler’in emrine göre, Yugoslavya askeri yönden yok edilecekti. Belgrad, Macaristan’da üslenen bombardıman uçakları ile de tahrip edilecekti. Nitekim 6 Nisan 1941 günü sabahın erken saatlerinde, üslerinden havalanan Alman uçakları, Belgrad’a 218,5 ton bomba yağdırdı. Belgrat Bombardımanı adı verilen bombardımanda, 17 bin kişi öldü, binlerce kişi de yaralandı, kent büyük ölçüde yıkıldı. Yoğun Alman bombardımanının ardından Yugoslavya Krallığı Alman, İtalyan, Arnavut, Macar ve Bulgar orduları tarafından bölge, bölge işgal edildi.

1941-1945 yılları arasındaki II. Dünya Savaşı sırasında Naziler yani Alman faşistler Yugoslavya’yı işgal ederek özellikle Sırp, Yahudi ve Çingenelere karşı bir etnik temizlik hareketine girişerek toplama kamplarında binlerce insanı öldürdüler. En korkunç olaylar Zagreb’in 90 kilometre güney-doğusunda faşist Hırvat Ustaşa’nın kontrolünde bulunan Jasenovac toplama kampında meydana gelmiştir. Bu kampa gönderilen Yugoslavya’da yaşayan her halktan erkeklerin çoğu öldürmüş, kadınlar Almanya’ya zorunlu çalışma için gönderilmiştir.

‘Milliyetçilik’ düşüncesi, çok uluslu devletlerin içerisinde yaşayan azınlıkların isyan etmelerine neden oldu. Osmanlı Devleti, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile birlikte bu isyanlardan en fazla etkilenen devlet olduğu tarih sayfasında yazmaktadır. Büyük Sırbistan adı faşist bir proje olduğundan ve bütün dünya tarafından kabul edilince Irkçı-faşist Sırplar bu sefer hedeflerinin adını ‘Sırp Dünyası’ olarak değiştirdiler. Bu değişiklik Sırpların faşist ırkçı olduklarını ortadan kaldırmıyor ya da onların bu özelliklerinin görmezden gelinmesine sebep olmuyor

FAŞİST NAZİLERİN GEÇMİŞTE SIRPLARA YAŞATTIKLARINI SIRPLAR BOŞNAKLARA YAŞATTI… 

Kısaca şöyle diyebilirim; Bosna Savaşı, Bosna Hersek’in değişik kentlerinde 1 Mart 1992’den 14 Aralık 1995’e kadar sürmüş olan Bosna Hersek Cumhuriyeti’ni işgal amaçlı savaştı. Dört yıldan fazla süren bu savaş sırasında 320 bin kişi hayatını kaybetmiş, iki milyon kadar insan da yaşadığı yerden göç etmek zorunda kalmıştır.

Son günlerde Bosnalı Sırp lideri Milorad Dodik, Bosna Hersek’ten ayrılıp, önce bağımsız Sırp Cumhuriyeti’ni kurma ve ardından Sırbistan ile birleşme eylemlerini başlattı. İktidardaki Sırp Irkçı-faşistler durdurulmazsa Bosna Hersek’te başlatacağı yeni bir savaş, Karadağ’a ve Kosova’ya sıçrayıp, Balkan Savaşına dönüşebilir. Sırp faşist iktidarlar, kendileri dışında sözde büyük Sırbistan toprakları içinde hiçbir milletin varlığını sürdürmelerine izin vermeyeceklerini her fırsatta ifade ediyorlar. Faşizmin çok tehlikeli olduğunu yıllardır görmeyen gözler duymayan kulaklar umarım bu sefer duyarlar ve Bosnalı Sırpların büyük bölümünün yeni bir katliama, soykırıma girmesine izin verilmemeli diye düşünüyorum. Bunun için başta Türkiye ve Avrupa ülkeleri bu konuda dik ve emin bir şekilde bu ırkçı faşist Sırpları uyarmaları gerekiyor.