Firak Turhan; “Karşıyaka’nın Yaşayan Efsaneleri!”

“Karşıyaka’nın Yaşayan Efsaneleri” köşesinin konuğu; Karşıyaka Spor Kulübü Futbol takımının unutulmaz isimlerinden Firak Turhan…

Maçlarda gösterdiği çıkışlarıyla hafızalarda yer edinen Firak Turhan; benzersiz tarzı, tükenmeyen enerjisi ve yaşama sevinci ile Karşıyaka’nın simgesi oldu. Turhan, “Hayatımda sahip olduğum her şeyi Karşıyaka’ya borçluyum” dedi.

Profesyonel futbol kariyerine Ülküspor’da başlayan 1971 yılında verdiği bir karar doğrultusunda Karşıyaka Spor Kulübü’ne transfer olan Firak Turhan, “1976 senesine kadar yani beş yıl Karşıyaka’nın futbolculuğunu yaptım. Birinci, ikinci ve üçüncü ligde top koşturdum. Benim için unutulmaz yıllardı. Gode Cengiz ve Kaptan Erol Baş gibi adını Karşıyaka’nın şanlı tarihine altın harflerle yazdırmış ağabeylerim, üstatlarımla birlikte oynama şansım oldu. Hayatımın en güzel zamanlarıydı” dedi.

 BENDE ŞEYTAN TÜYÜ VAR

“Ailemin maddi durumu çok iyi değildi. Futbola başlamadan önce de kendi paramı kendim kazanırdım. Sokaklarda gevrek sattığım zamanları hatırlıyorum. Sonra futbola başlayınca o dönem için güzel paralar kazandım. Henüz lise öğrencisiydim ama bendeki hava kimsede yoktu. Okuldaki arkadaşlarım, öğretmenlerim hepsi futbolcu olduğumu bilir beni severdi. O dönemde sabah ilk derslere gitmezdim, haylaz bir öğrenciydim. Öğretmenin biri de bana kafayı takmış, derse girdiğimde bana sen benim hep dersimin sonuna geliyorsun derse giremezsin dedi. Öğretmene ben Menemen’de oturuyorum, ailemin maddi durumu kötü olduğu için yürüyerek gidip geliyorum o yüzden geç kalıyorum dedim. Hoca çok duygulandı ve üzüldü. Bunu öğretmenler odasında diğer öğretmenlere benimle gurur duyarak anlatmış. Tabi ki diğer öğretmenlerim ona doğrusunu anlatınca bana çok kızmıştı. Ama bende herhalde bir çeşit şeytan tüyü var, onun da kısa zamanda gönlünü aldım.”

FUTBOLU BIRAKMAK ZORUNDA KALDIM

Futbolculuktan bankacılık sektörüne geçiş yaptığını belirten Turhan, “Dediğim gibi genç yaşta futbolcu olmak o zamanlar benim için çok güzel bir şeydi. Yürekten bağlı olduğum semtinin takımında sevdiğim spor dalında oynuyordum, bir sürü sevenim vardı. O dönemde kulübün mali tablosu kötüye gitmeye başladı. Maaşlarımızı düzenli alamadık. Evet kulübüme, takımıma yürekten bağlıyım ama aynı zamanda yaşım da çok gençti. Hayatımı bir düzene sokmak, geleceğe yönelik planımı yapmak zorundaydım. Bu sebeplerden dolayı futbolu bırakmak lazım. Kariyerimde yaşadığım o güzel zamanlar güzel, heyecanlı anılar olarak hayatımda yerimi aldı. Sonra askerliğimi falan yaptım, geri döndüğümde önüme bir fırsat çıktı ve 1977 yılında bankacı oldum. Bankacı olsam da Karşıyaka’ma hizmet etmeye devam ettim. Akbank ve Bostanlı şubelerinde senelerce çalıştım. Bu sektörde de şansım yaver gitti, yıldızım parladı bir anda çok yükseldim güzel pozisyonlarda yetkili olarak çalıştım” diye konuştu.

BANKACIYKEN PORTFÖYÜM GENİŞTİ

Karşıyakalı olmanın ve tanınmanın bankacılık kariyerini de olumlu yönde etkilediğini vurgulayan Turhan, “Ailem 1950 yılında Makedonya’dan Karşıyaka’ya göçmüş, bundan dolayı onlara minnettarım. Ben gözümü Karşıyaka’nın sokaklarında açtım, bu sokaklarda büyüdüm, takımında oynadım. Dolayısıyla çarşı esnafından komşu teyzelerine kadar herkes beni tanırdı. Bu yüzden bankada da en çok müşterisi olan personel bendim, portföyüm çok genişti. Kime güvenilip güvenilmeyeceğini, kime kredi verilmesi gerektiğini ben bilirdim. Vatandaş şube müdürünü değil beni tanırdı, benim kararlarıma saygı gösterirdi. Bu durum zamanla üstlerimin de dikkatini çekti, bana istediğini yap, gez, toz, müşterinle iyi zaman geçir. Özetle bankacılıktaki başarımı da bir anlamda Karşıyaka’ma borçluyum” ifadelerini kullandı.

YAŞAMAYI SEVİYORUM

Renkli kişiliğini de Karşıyaka’nın kendisine kattığı pozitif enerjiden kaynaklandığını aktaran Turhan, “Bu semti ve bu semtte yaşamayı çok seviyorum, bunu bana verilmiş bir lütuf olarak görüyorum. Anı yaşayabilmek benim için çok önemlidir 68 yaşımda bile hala anı yaşamaya ve hayattan zevk almaya çalışıyorum. Güzel bir hayat yaşadım, gençlik yıllarım çok keyifliydi bunu emekliliğimde de sürdürmeye çalışıyorum. Giyimime, kuşamıma, tarzıma da çok özen gösteriyorum çünkü aynaya baktığımda yakışıklı bir adam görmek istiyorum. Hiçbir zaman sıradan bir insan olmadım bu kendimi övmek gibi algılanmasın hiçbir zaman farklı biri olmaya da çalışmadım. Hayata bakış açım, hayatı anlama ve yaşama biçimim farklı olduğundan ister istemez ben de farklı bir insan oldum” diye açıkladı.

KARŞIYAKA’YA BORÇLUYUM

Turhan, Karşıyaka’ya olan bağlılığını sevgisini şu ifadelerle özetledi: “Her şeyimi Karşıyaka’daki yaşamıma ve anılarıma borçluyum. Karşıyaka benim her şeyim, hayatımda sahip olduğum her şey de Karşıyaka sayesinde oldu. Yine Karşıyaka sayesinde çok güzel dostluklarım gelişti, iyi insanlar biriktirdim. Karşıyaka zaman içerisinde fiziksel olarak çok değişti. Geliştiği, değiştiği yönleri oldu ama benim bu semtin sokaklarında ruhum, çocukluğum, gençliğim, futbolculuğum, bankacılığım var; anılarım var. Futbolculukta eskimiş olabilirim ama her zaman tazeliğini koruyan bir taraftarım. Ay yıldızlı, yeşil-kırmızı armaya gönülden bağlıyım. Benim bir oğlum bir kızım var. Oğlum İstanbul’da yaşadığı için bazen ziyaretine gidiyorum, bir haftadan fazla kalamıyorum. Karşıyaka’mı çok özlüyorum, semtimi çok özlüyorum. Karşıyaka sınırlarına girince taşı, toprağı, öpesim geliyor. Ömrüm yettiğince Karşıyakalı olmaya ve bununla gurur duymaya devam edeceğim.”

Gazete Karşıyaka / İzlem Arıgümüş