Erhan Özalp; “Karşıyaka’nın Yaşayan Efsaneleri!”

Karşıyaka’nın Yaşayan Efsaneleri” köşesinin konuğu Kaf Sin Kaf’ın futbol takımında yaptığı kaptanlıkla hafızalara kazınan, “Kaptan Büyük Erhan” olarak bilinen Erhan Özalp

1953 yılında Sakarya’da doğdum. Futbola 1968 yılında İstanbul Vefa Kulübü’nde başladım. İlk hocam rahmetli Metin Türel’di. O dönemlerde tabi sadece radyo vardı fakat rahmetli babam Fenerbahçe’nin, Milli Takım’ın efsanesi Lefter Küçükandonyadis ile Beyoğlu Ortaokulu’nda bir dönem birlikte okumuş. Buradan gelen bir Fenerbahçe sevgisi vardı, maçlarını falan dinlerdim. O zamanlar mahalle maçları vardı, ara sokaklarda top oynardık. Daha sonra babamın emekliliği ile beraber İstanbul’a taşındık. Yazlık turnuvalar vardı, orada oynuyoruz. Orada Vefa’nın eski ismi, döneminde milli takımda da oynamış kör lakaplı Galip Haktanır beni görmüş ve beğenmiş. Beni Vefa Kulübü’ne yönlendirdi. O zamanlar ile şu an arasında çok büyük fark var. Okulum Kartal’da, evim Kadıköy Bostancı’da, kulüp ise Karagümrük’teydi. Üç araçla gidip, üç araçla dönülürdü.

ÇOK GÜZEL GÜNLERİM OLDU

Kadıköy tarafındaki Beylerbeyi Kulübü beni transfer etmek istedi ve oraya geçtim. 17 yaşında liglerde oynamaya başladım. İlk olarak Düzcespor’da profesyonel oldum. Daha sonra da başka kulüplerde oynayarak kariyerime devam ettim. 1974-1975 sezonunda Zonguldakspor forması giyerken Bursaspor ile oynadığımız bir Türkiye kupası maçında ayağımı bilekten kırarak sakatlandım ve uzun bir süre futboldan ayrı kaldım…  O sırada askerliğimi yaptım ve 1975-1977 yılları arasında iki sezon Denizlispor formasını giydim. Oynadığım kulüplerin bir çoğunda takım kaptanlığı şerefine nail oldum. 1980 yılında Karşıyaka Spor Kulübü’ne transfer oldum. Karşıyaka’ya geldiğimde, bir sezon öncesi takım amatör kümeye düşmüştü. Rahmetli Gode Cengiz, beni aldı. Yanılmıyorsam sezonun ikinci maçıydı, onu izledik. Ertesi sabah da Turan’da rahmetli Gazcı Erol Ağabey ile görüştük. Görüşmede Erol Ağabey’e deniz gören bir ev olursa çok sevinirim dedim. Karşıyaka çok güzel bir yer. Karşıyaka’da inanılmaz güzel, özel günler yaşadık; çocuklarım burada büyüdü.

 

KARŞIYAKA’DAN GİDEMEDİM

1980-1981 sezonunda maalesef bugünkü kurallar olsa biz bir üst lige çıkacaktık. Çünkü birinci maçta biz Göztepe’yi yenmiştik. Tarihi rekorun kırıldığı maçta da golsüz beraberlik oldu. O zamanlar durum farklıydı, biz az gol yiyen takımken onlar da çok gol atan takımdı. Velhasıl Göztepe çıktı. Benim bir çok transfer meselem oldu, beni isteyen çok iyi takımlar vardı. Eskiden Tilla’nın karşısında Avcılar Kulübü vardı. Fenerbahçe’den benimle görüşmek için Karşıyaka’ya geldiler, Tilla’da beni bekliyorlardı. Biz de Avcılar Kulübü’ndeydik. Cengiz Ağabey bana, oğlum sana başka bir forma yakışmaz dedi. Ben Fenerbahçe ile görüşmeye bile gitmedim ve Karşıyaka’da kaldım.

BENİM İÇİN HER FORMA DEĞERLİDİR

Ben servetini Karşıyaka Spor Kulübü’ne feda eden büyük başkanlarla çalışma onurunu yaşadım. Erol Ağabey, Pertev Ağabey, Tahir Ağabey… Karşıyaka’da herkes bu isimleri çok iyi bilir. Karşıyaka Spor Kulübü’nden ayrıldıktan sonra bazı olaylar yaşanıyor. Kadri Aytaç döneminin ikinci senesinde Kaf Sin Kaf’tan ayrıldım, sonra birkaç kulüpte daha çalıştım. Ama dediğim gibi giydiğim her forma benim için çok değerlidir. Fakat nereye gidersem gideyim beni “Kaptan Büyük Erhan” olarak tanırlar.

Bir gün Doğan Emültay Hoca evimize ziyarete geldi Menemenspor ile anlaştığını benimde gelmemi istedi ben futbolu bıraktığımı oynayamayacağımı söyledim. Ancak tatlı dili ve ısrarı ile beni ikna etti.

Karşıyaka’nın unutulmaz kalecilerinden Mastika Ali, Bilal ve birkaç futbolcuyla Menemende iyi bir kadro oluşturduk… 1987-1988 sezonunda takımı ligde bıraktık. Menemenspor yöneticileri futbola devam etmemi istedi, onlara benim için bu defter kapandı dedim ve 1988 yılında futbolculuk dönemim bitti.

KULÜP BENİM İÇİN ÇOK ÖZELDİR

Karşıyaka Spor Kulübü’nde yaşadığı anıları hala duygulanarak hatırladığını belirten Özalp, özellikle stat konusunda çok hassas olduğunu vurgulayarak, “Hiç antrenörlük düşünmüyordum. Doğan Hoca ikna etti, kursa kayıt yaptırdım. Kursta Yücel İzmirli ağabey de vardı. Enteresandır kursu birincilikle tamamladım. Sonra da çeşitli takımlarla çalışmaya devam ettim. Karşıyaka Spor kulübü bizim için her zaman özeldir, biz o kulüpte çok fazla şey yaşadık. Bazen düşündükçe çok duygulanıyorum. Örneğin stat meselesi gerçekten içimi acıtıyor, yürüyüş yaparken önünden geçtiğim zamanlarda eski yerine bakıp hüzünleniyorum. Bence stadın yeniden yapılması için herkes elinden geleni yapmalı” dedi.

HALA KARŞIYAKADAYIM

Zaman içesinde Karşıyaka’yı çok sevdiğini ve alıştığını dile getiren Özalp, 41 yıllık Karşıyakalı olduğunu vurguladığı konuşmasında; “Karşıyaka kent olarak da çok özel bir yer. Yıllar önce futbolcuyken bu kente taşındım, tamamen profesyonellik nedeniyle gelmiştim. Ama bakın sporculuk dönemim bitti hala buradayım, burada yaşıyorum. Eşimle bazen konuşuyoruz, çocuklarımızdan biri İstanbul’da yaşıyor. İkimizde Karşıyaka’yı bırakıp gidemeyeceğimizi düşünüyoruz.”

İzlem Arıgümüş