Makedonya’da Atatürk’ü Kim Sakladı!..

Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Makedonya’da yaşadığı tehlikeli günleri Makedonya’nın Başkenti Üsküp’te yaşayan araştırmacı yazar, gazeteci Remzi Canova kaleme aldı…

Araştırmacı Yazar Remzi Canova’nın kaleminden Atatürk’le ilgili yazısı:

“Atatürk’ün Makedonya’da yaşadığı zorluklar…

Makedonya’da Atatürk’ü kim nerede sakladı?..

Boşnaklar Atatürk’ü saklamasa belki öldürülecekti ve Türkiye Cumhuriyeti kurulamayacaktı…

Atatürk’ü saklamakla tarih yeniden yazılmış oldu diyebiliriz.”

Atatürk Makedonya’da Nasıl Saklandı?..

Bir ülkenin millî hafızası, tapu senedi ve diplomatik ilişkiler belleği kabul edilen arşivler, geçmişi günümüze, günümüzü geleceğe bağlayan en değerli kültür ve tarih hazineleridir. Ayrıca arşivler, ülkeler arası ilişkilerde dostluk köprülerinin kurulabileceği ortak bir hareket ve başlangıç noktalarıdır.

Ne var ki, bazı tarihi olaylar ve kişiler hakkında araştırılmamış belge, bilgi ve bulgular vardır ve bunlar hiçbir arşivde yer almamış, ancak yöre halkının hafızasına kazınmıştır ve nesillerden nesillere taşınmaktadır.

Remzi Canova’nın Atatürk’le ilgili yazısı:

Makedonya’nın Tikveşi Bölgesinde Kavadar kasabası yakınlarında, Dabnişte (meşelik anlamına gelir) adında bir köy bulunmaktadır.

Bir süre önce, Lazar Doyçinov adındaki bir ressam Kavadar Belediyesi’nin Kültür evinde bir sergi açar. Sergideki bir tablo herkesin çok ilgisini çeker. Bu tablo Dabnişte Köyü’ndeki bir evin resmidir. Anlatanlara göre tablodaki bu evde Mustafa Kemal Paşa kalmış ve Paşa’nın hayatı kurtarılmış.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Makedonya kökenli olması, onun Makedonya ile bağlantılı olmasından daha doğal bir şey yoktur…

Anlatılan rivayetlere göre Dabnişte Köyü’nde, Atanas Ayvazovski adında bir köylü Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı kurtarmış…

Mustafa Kemal’in, genç bir Osmanlı subayı olarak, “Jön Türkler Hareketi’nin” başını çektiği için, hakkında açılan kovuşturma yüzünden, kaçarak bir yerde sığınması gerekiyormuş.

Arkadaşları, onu gizlenmesi için Dabnişte Köyü’ne getirmişler…

Köyün muhtarı, Mustafa Kemal’i Atanas Ayvazovski adında bir köylüye emanet etmiş. Atanas köylülerin deyimiyle Atanasko, her yerde aranan Mustafa Kemal’i evinde gizlemeye başlamış.

Atatürk’ün bu köyde gizlendiği yönünde duyum alan, askerler, köye baskın yaparak aramaya başlamış… Sıra Atanasko’nun evine gelmiş. Atatürk’ün gizlendiği yeri söylemesi için, Atanasko’yu öldüresiye dövüp işkence yapmışlar… Atanasko kendisine yapılan bütün işkencelere rağmen yapağı dolu bir yerde sakladığı Atatürk’ü ele vermemiş…

Jöntürk hareketinin zaferinden sonra Mustafa Kemal Paşa, Kurtuluş Savaşını kazanarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olmuş… Ancak Dabnişte’de hayatını kurtaran Makedon Köylüsü Atanasko’yu unutmamış.

Atanas Ayvazovski’yi Türkiye’ye misafir olarak davet etmiş. Ancak Atanasko çok yaşlandığı için bu davete gidememiş… Atatürk Atanasko’ya olan minnet borcunu ödemek için Winchester marka bir tüfek ve birçok hediye göndermiş.

Dabnişte Köyü’nde yaşayan Ajvazovski ailesinin dört oğlu vardı. Bunlardan en büyüğü Atanasko’ydu…

Torunlarına göre dedeleri, iki metre boyunda, cengâver bir adamdır…

Bu olayı torunları ise şöyle anlatıyor:

“1908’de bir akşam köy muhtarı dedemiz Atanas Ayvazovski’yi, köydeki Bey Kulesi’ne” çağırtmış. Dönemin Osmanlı yönetiminin, biri hakkında kovuşturma emri çıkardığını söylemiş.

Muhtar, kovuşturma açılan bu şahsın dedemden bir süreliğine gizlemesini rica etmiş, ama ismini söylememiş…Ayrıca dedeme “ağzını sıkı tut, hiç kimseye, ama hiç kimseye, hatta en yakınlarına bile bu konudan bahsetmeyeceksin diye tembih etmiş…

Dedem ismini bile bilmediği misafirini fındık çubuklarından örülmüş büyükçe bir sepete koymuş, üstünü de yapağıyla örtmüş, sözde yapağı taşıyor gibi eve götürüp, evin alt katında bir yerde gizlemiş.

Atanasko, gündüz davarlarıyla ve bağ işleriyle uğraşırken, gece ise evde gizlediği misafiri ile sohbet edermiş.

Kısa bir süre sonra köyü zaptiyeler ve askerler basmış. Dedemin evinin önünde bir kiler ve yanında da ahır varmış. Ahırda davarları ile atları varmış. Bunların arasında tekme attığı için kimsenin yanına yaklaşamaya cesaret edemediği bir kısrak varmış. Orada gizlenen misafir için bu bir şans olmuş. Askerler dedemi acımasızca döverek, köye gelen kişiden bahsetmesini istemiş. İstedikleri cevabı alamayınca dedemizin boynuna bir ip bağlayarak döve döve, Garnikovo köyüne götürmüşler. Orada da dedemi dövmeye devam etmişler ve işkence yapmışlar. Askerler, dedemin öldüğünü sanarak, onu bayırdan aşağı bir çuval gibi atmışlar. Sabah oradan atıyla değirmene giden bir köylü, dedemi görmüş ve evine götürerek, sırtına soğan, tuz ve sıcak koyun derisinden pansumanlar yaparak tedavi etmiş… Atanas ihbar etmediği ve sakladığı kişinin o zamana kadar kim olduğunu bilmiyormuş. Ancak daha sonra genç subayın, aslında Manastır (Bitola) garnizonundaki Jön Türk Devrimi’nin organizatörlerinden Mustafa Kemal adında birisi olduğunu öğrenmiş.

Mustafa Kemal, kendisini tanımayan, yerini ihbar etmediği için işkence yapılan Atanas’ın, kendisine ihanet etmediği görmüş, köyden ayrılma zamanı geldiğinde, ayrılıkları hüzünlü bir şekilde olmuş.

Mustafa Kemal Paşa Atanasko’yu Unutmaz!

Mustafa Kemal bu köyden ayrılmış, aradan yıllar geçmesine rağmen, en zor gününde kendisine sahip çıkan, koruyup kollayan Dabniştli Atanas’ı unutamamış Önce ona gümüş apliklerle basılmış bir Winchester tüfeği de dahil olmak üzere, hediyeler göndermiş. Atanasko tüfeği gözü gibi koruyarak saklamış…

Mustafa Kemal’ Paşa’, 1924 yılında Atanasko’yu Ankara’da ağırlamak için bir davet mektubu göndermiş…  Atanasko, Mustafa Kemal Paşa’nın kendisine gönderdiği mektubu uzun süre kemerinde taşımış, mektubu zaman zaman da hemşerilerine gösteriyormuş… Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran bu kahraman adamı görmek istemesine rağmen, 78 yaşında olduğundan uzun bir yolculuğa dayanamam diyerek Ankara’ya gitmemiş…

Mustafa Kemal Paşa’ya 1934’te Atatürk unvanı verilmişti… Atatürk, 1934 yılında Atanasko’yu bir kez daha Ankara’ya davet etmiş, davet mektubunun yanında çeşitli hediyeler göndermiş ama Atasanko davete çok sevinmesine rağmen, bir kez daha Ankara’ya gidememiş…

Atatürk’le, Atanasko arasında geçen bu öykü, Dabnişte Köyünde nesilden nesile aktarılmaya devam etmektedir…

Kavadar ve Tikveş bölgesinin tarihçisi olarak bilinen, Petre Kamçevski, bu konuda bir kitap yazan Cveta Trifunova’nın kitabının önsözünde;

“Kaderin cilvesine bak. Atatürk’ü evinde saklayan Atanas’da, Mustafa Kemal Atatürk’te 1938 yılında vefat etti. Atanas tam 100 yaşında aramızdan ayrılırken, Mustafa Kemal Atatürk ise sadece 57 yaşında iken aramızdan ayrıldı” diyor.

Atanasko’nun torunları Atatürk’ün armağanı olduğu söylenen bu tüfeği uzun yıllar evlerinde korumuş. Daha sonra bu tüfek, Dabnişte’ki bir öğretmenin evinde korunmuş. En sonunda ise, ailesinin isteğiyle tüfek sergilenmek üzere Kavadar müzesine hediye edilmiş…

Mustafa Kemal’in Atanasko’ya hediye olarak göndermiş olduğu 1897 yapımı Winchester tüfeği günümüzde Kavadar müzesinde sergileniyor.

Türkiye’den Makedonya’ya giden turistler Dabnişte Köyü’nü uğramayı ihmal etmiyor, oradan Atatürk’ün gönderdiği bu tüfeği görmek ve öyküsünü dinlemek için Kavadar müzesini sık sık ziyaret ediyor…