Tayfun Yelkenbiçer; “Karşıyaka’nın Yaşayan Efsaneleri!”

“Karşıyaka’nın Yaşayan Efsaneleri” köşesinin konuğu; Karşıyaka Spor Kulübü’nün çeşitli kademelerinde görev yapmış, Karşıyaka sevgisini her zaman kalbinde gururla taşımış Tayfun Yelkenbiçer…

Karşıyaka’ya duyduğu sevgiyi dile getiren Yelkenbiçer, “Karşıyaka’nın ve  Karşıyaka Spor Kulübü’nün önemini anlatmaya kelimeler yetmez. Dünyada birçok yer gezdim ama en çok Karşıyaka’ya geri geldiğim zaman mutlu oldum. Hala da Karşıyaka’da gezerken aldığım mutluluğun tarifi yok” dedi.

Karşıyaka çevresinde tanınmış önemli spor insanlarından Hüseyin Avni Biçer’in oğlu, Karşıyaka Spor Kulübü’nde yöneticilik görevinde bulunan Tayfun Yelkenbiçer 1954 yılında Karşıyaka’da doğdu. İş hayatında yaptığı çalışmalar ile de adından söz ettiren Yelkenbiçer, taşıdığı Karşıyaka sevgisini nesilden nesile aktarmak için uğraştığını belirtti.

Lise eğitimini Karşıyaka Lisesi’nde tamamlayan Yelkenbiçer, o dönemi anlattığı konuşmasında şunları kaydetti: “Karşıyaka Erkek Lisesi’nde altı yıl okudum. Çok güzel anılarımız oldu. O zamanları okul tam gündü ve öğlen teneffüslerinde sınıflar arası okul maçları olurdu.  Hepimiz büyük bir heyecanla izlerdik.  Lise son sınıftayken okul futbol takımının kaptanlığını da yapmak nasip oldu. Benim için büyük bir onur kaynağıdır. O zamanlar Karşıyaka şimdiki kadar kalabalık değildi. Herkes birbirini tanırdı ve çok güzel dostluklar olurdu. Hala okul zamanından çok güzel dostluklarımız var.”

BAŞLANGICA NEDEN OLDU

Babası Hüseyin Avni Yelkenbiçer hakkında bilgi veren Tayfun Yelkenbiçer şu ifadeleri kullandı: “Babam futbol sevdalısıydı. Futbolla Karşıyaka Lisesi’nin futbol takımında tanıştı. Üst üste üç yıl İzmir şampiyonu olma başarısı gösteren Karşıyaka Lisesi futbol takımın değişmez oyuncusuydu. Sporun her türlüsüne ilgi duyan babam, 1945-1946 sezonunda İzmir tek çifte kürek Şampiyonası’nda birinci oldu. Çeşitli aralıklarla hakemlik yaptı, milli hakem olarak bu görevini noktaladı. İzmir İl Futbol Temsilciliği görevini yürütürken Türkiye’de bir ilke imza atarak “minikler ve yıldızlar” futbol liginin başlatılmasına neden oldu. Tüm bunların yanında da dört ayrı dönem merkez hakem komitesi üyeliğinde bulundu. 2008 yılı Haziran ayında da aramızdan ayrıldı.”

BİR SEVDADIR KSK

Kendisinin Karşıyaka sevdalısı olduğunu belirten Yelkenbiçer her zaman takımının yanında olduğunu vurgulayarak, “Doğduğum, büyüdüğüm, sokaklarında koşturduğum, genç takımında top oynadığım Karşıyaka Spor Kulübü benim için bir sevda. Çocuk yaşlarımdan beri Karşıyaka’nın birinci ligde oynadığı yıllarda da, amatör kümeye düşüp tekrar 3. lige çıktığı yıllarda da bütün maçlarına gittim. Rahmetli Beton Sabahatin’i Kuş Argun’u, Gode Cengiz’, ve Erol Baş’ı ve diğer emeği geçmiş tüm efsane büyüklerimizi keyifle izledim. Çok özel günlerdi. Galibiyetten sonra Alsancak’tan vapurla döner, vapurun sirenleriyle mutluluğumuzu tüm Karşıyaka ile paylaşırdık. Ömrümde yer etmiş hiç unutamadığım harika günlerdi” diye konuştu.

HEP DESTEK TAM DESTEK

Karşıyaka Spor Kulübü’nde yöneticilik görevlerinde bulunduğu bilgisini veren Yelkenbiçer, görev süresinin KSK’si hakkında bilgi verdi. Görev süreci tamamlansa da KSK’ye her anlamda destek olmaya devam ettiğini belirten Yelkenbiçer, “İlk Karşıyaka Spor Kulübü yöneticiliğim Karşıyaka A Takımı şimdiki Süper Ligde iken, 3. Ligdeki pilot takımında oldu. O zamanlar ana yönetimlerde abilerimiz büyüklerimiz vardı. Bizim yaş gurubu arkadaşlarımızla beraber sonra ara ara yönetimlerde bulundum. 2008-2009 yılında Futbol Şube Başkanlığı yaptım. O sezonda, Kasımpaşa ile Play-Off finali oynadık ve maalesef uzatmalarda yediğimiz golle Süper Lig’in kapısından döndük. 2010-2011 sezonunda Hüseyin Çalışkan kulüp başkanıyken yine futbol şube başkanlığı yaptım. Maalesef Play-Off’a kalamadık. Şu an alt yapının kullandığı sentetik çim sahayı kulübe kazandırdık”

BİRLİK VARDI 

Kendi döneminde Karşıyaka Spor Kulübü’nde her koşulda birbirine destek olan bir camianın olduğunu dile getiren Yelkenbiçer, “Bizim dönemimizde camianın sahip çıktığı, ortak değerlerde buluştuğu, herkesin elinden geldiği kadar destek olduğu, 19 branşta yarışan bir Karşıyaka Spor Kulübü vardı. Herkesin birbirine sevgisi, saygısı vardı. En olumsuz durumlarda bile kol kola giren birbirine destek olan bir taraftarımız vardı. Birlik beraberliğimiz olduğu özel günlerdi” ifadelerini kullandı.

SAHİP ÇIKARDIK

Eskinin Karşıyaka’sı hakkında da bilgi veren Yelkenbiçer şunları söyledi: “Ben 67 yıllık Karşıyakalıyım. O zamanlar yelken kulübünün oradan denize girerdik. Sokaklarında top oynardık. Bahçemizde erik ağaçları, çam ağaçları, her türlü meyve vardı. Canımız çektiği zaman komşumuzdan meyve koparıp yerdik ve kimse de birbirine kızmazdı. Çeşmelerimizden Yamanlar’ın suyu akardı. Karşıyaka huzurlu, herkesin birbirini tanıdığını, bir arada dayanışma kültürüyle yaşadığımız bir yerdi. Öyle kavga gürültü asla olmazdı. Kimse kimseye kötü gözle bakmazdı hatta mahallemizdeki komşularımıza bile kötü söz söyletmez birbirimize sahip çıkardık. Maalesef hızlı şehirleşme, bütün bu değerlerimizi arar hale getirdi.”

NESİLDEN NESİLE

Kendi içinde büyüttüğü arma sevgisini çocuklarına ve torununa da aşılamaya çalıştığını belirten Yelkenbiçer, “Karşıyaka’nın ve  Karşıyaka Spor Kulübü’nün önemini anlatmaya kelimeler yetmez. Dünyanın birçok yer gezdim ama en çok Karşıyaka’ya geri geldiğin zaman mutlu oldum. Hala da Karşıyaka’da ve Bostanlı’da ve diğer semtlerde gezerken aldığım mutluluğun tarifi yok. Çocuklarımın Karşıyaka değerleriyle yaşamasına ve onları öğrenmesine özen gösterdim. Torunumun da iyi bir Karşıyaka sevdalısı olarak büyümesini istiyorum” dedi.

İzlem Arıgümüş